MSS Tömürlerinde Proton Tedavisi


Anaplastik Ependimoma Hastası Sofya'nın Hikayesi

Sofya Abdieva, ilk doğum gününü kutladıktan sonra kötü bir haber ile karşılaştı, Almatı’da yaşayan aile, bu durum karşısında motivasyonunu bozmadı.


Sofya’nın annesi Rano Abdieva 26 Aralık 2018’de sağlıklı doğan kızının 1 yaşına geldiğinde kendini kötü hissetmeye başladığını anlattı. Yorgunluk, ayakların kasılması ve kusma gibi belirtiler başlamıştı. Aile hekimi zehirlenme şüphesi ile birkaç hafta zehirlenmeye karşı yanlış bir tedavi almış oldu.


Özellikle aile hekimlerinin onkoloji riskini ele almaması, süreci maalesef uzatmaktadır. Kızın ailesi diş hekimi olduğundan durumu hızlı bir şekilde ele aldılar ve nöroloji hekimine başvurdular. Doktor BT yapılmasını önerdi, çekimden sonra hastalığın belirtisi ortaya çıkmış oldu, Sofya’nın beyninde büyük bir tümör olduğu ortaya çıktı.


Sofya'nın tedavisinin Rusya’da yapılması kararlaştırıldı ve ailesi Moskova’da bulunan Burdenko Nöroşirurji kliniğine başvurdular. Hastaya iki cerrahi girişim yapıldı ve tümörün büyük bir kısmı alınmış oldu. Sofya iki beyin ameliyatını da iyi atlattı, ameliyattan sonra hastanın annesi kızını alıp hastanenin koridorlarında gezdirdi.


Ameliyattan iki ay sonrasında, patolojik raporu açıklandı ve hastalığın teşhisi kesin olarak belirlendi, hastaya konulan tanı, yüksek derecede maligniteye sahip beynin 4. ventrikülünün anaplastik ependimomu olarak belirlendi. Bu nadir görülen, kötü huylu tümör, merkezi sinir sisteminde görülen tümörlerin %10’nu kapsamaktadır.


Anaplastik ependimom hastalığı genetik faktörlere dayandırılmaktadır, beyin ventriküllerini oluşturan ependim hücrelerin kontrolsüz olarak bölünmesi ile ortaya çıkar. Bu nedenle bu tip tümörlerde çok gecikmeden tedaviye başlanması gerekmektedir. Hasta ve annesi ameliyattan sonra ülkelerine geri döndüler, kısa süreli bir dinlenmeden sonra hastanın ışın tedavisi alması gerekmekteydi.


Kazakistan’da 1 yaşındaki küçük çocuklara ışın terapisi yapılmamaktadır, ve uluslararası protokollere uygun bir tedavi yöntemi de hekimler tarafından önerilmemişti. Bu gibi vakalarda hasta 3 yaşına varana kadar, hastalık kontrol altında kemoterapi ile tutulur ve ardından ışın tedavisi yapılabileceği açıklandı. Bu yaşta bir çocuğa kemoterapinin uygulanması efektif olamamasının yanı sıra, yan etkileri, yetişkin hastaları bile zorlayabilmektedir. Geleneksel ışın tedavisi ise, beyne, duyma, görme kaybına ve hatta nörolojik problemlere kadar yan etkiler oluşturulabiliyor.


Gelişmiş lineer hızlandırıcılarda çocuklara ışınlama yapılabilse de, hastanın annesi araştırma yaptıktan sonra ışın tedavisinin nispeten yeni yöntemi olan parçacık tedavisi olan proton terapisini öğrendikten sonra, raporlarını St. Petersburg’da bulunan MIBS proton merkezine raporlarını yollayan Rano, proton merkezinden tedavi onayı aldı.


Hastalar, maliyetin yüksekliğinden dolayı Kazakistan’da bulunan yardım fonlarından gerekli bütçeyi topladıktan sonra, Rusya’daki proton merkezine gitmeye karar verdiler. Avrupa’da tedavi almanın maliyeti birkaç kat daha fazla olması da bir diğer etkenler arasındaydı. MIBS proton merkezinde hastanın ışınlama süreci hazırlığı aşamasında, BT ve MR çekildi, maske yapıldı ve ışınlama şeması hazırlandı. Mart başında Sofya proton tedavisine başlanmış oldu.


Proton tedavisi alan hasta, ışınlama süreçlerini iyi geçirdi, bu yaştaki çocuklara anestezi uygulandığı için, anesteziden sonra belirli semptomlardan başka yan etkilere rastlanmadı.

Proton merkezinde çalışan radyoterapi hekimleri Sofya’ya 6 hafta sürecek, 30 seans proton terapisi önerdiler. 16 Nisan’da teşhis konulduktan sonra 3,5 ay içinde tedaviyi tamamlamış olacağız diye belirtiyor annesi Rano.


MIBS radyoterapi doktoru Denis Antipin:

"Sofya hastanemize 1,4 yaşında, 2 cerrahi ameliyat geçirdikten ve 4. seviye anaplastik ependimom teşhisiyle geldi. Uluslararası protokollere göre, bu hastalığın tedavisinde, cerrahi işlemlerden sonra ışın terapisi önerilmektedir. Foton ışın terapisi, çocuklarda riskli olan bir tedavi türüdür, beyin, omurilik, optik sinirler, iç kulak gibi kritik yapıları olumsuz yönde etkileyebilmektedir.


Proton tedavisinin önemi ışın dozajının 54 Gy olarak ayarlanabilmesi ve ışınlamanın sadece belirlenen alanda, çevre ve kritik dokulara zarar vermeden yapılması sağlanabilmektedir. Foton ışınları hedef dokunun önünde ve arkasındaki dokuları ışın maruziyetine bırakmaktadır.

Hasta proton tedavisini iyi geçirdi, kan değerleri belirlenen normlar dahilindeydi, öngörülen yan etki olarak ışın yapılan alandaki derinin kızarıklığı oluşabilir, bu gibi etkileri gidermek için özel kremler kullanıldığı belirtildi radyoterapi hekimi tarafından.


Proton tedavisinin bitmesinden sonra, etkileri yaklaşık bir ay boyunca sürecektir. Bu nedenle ilk MR’ın çekilmesini tedaviden 1,5 veya 2 ay sonra yapılmasını önermekteyiz. Daha sonra hastanın takibini yapmak için, hekim tarafından belirlenen belli periyotlarla MR çekilmesi gerekmektedir. "